Sıklıkla Rastlanan Kadın Hastalıkları

kadın hastalıkları

kadın hastalıkları

Merhaba arkadaşlar. Bu makalemizde, sıklıkla rastlanan kadın hastalıkların neler olduğunu, kadın hastalıklarının isimlerinden bazılarını ve bunların belirti ve tedavi süreçlerini bulabileceksiniz.

En sık rastlanan kadın hastalıkları nelerdir ?

Acıbadem, Medical Park, Medipol, Hacettepe Üniversitesi gibi hem özel hem de devlet hastanelerinde çalışan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı hekimlerin, konuyla ilgili makalelerinden yola çıkarak, en sık görülen kadın hastalıklarını listeledik.

1- Vajinal akıntılar

vajinal akıntı rahatsızlığı

vajinal akıntı rahatsızlığı

Ergenlik çağından itibaren başlayan vajinal akıntılar, kadınların neredeyse en büyük sağlık sorunlarından biridir. Fizyolojik nedenlere bağlı olarak oluşabileceği gibi, enfeksiyonlara bağlı olarak da görülebilmektedir.

Fizyolojik nedenlerle oluşan vajinal akıntılar renksiz ve kokusuzdur. Tamamen doğaldır. Bu sebeple tedaviye gerek duyulmaz. Böyle durumlarda kadınların yaptığı en büyük hata, bu akıntıları temizlemek için antibakteriyel madde ya da sabun kullanılarak sıklıkla yıkamalarıdır. Bu da genital bölgede bakteri ve mantarların üremesine neden olabilmektedir.

Enfeksiyonlar nedeniyle oluşan vajinal akıntılar ise, pis kokulu ve kötü görünümlüdür. Bakteri ve mantarlara bağlı olarak oluşabileceği gibi, cinsel yolla bulaşan virüsler tarafından da oluşabilir.

Vajinal akıntının nedenleri

  • Sıcak yaz günlerinde; genital bölgenin terleme yapması, denizden çıktıktan sonra ıslak kalan mayo ya da bikini veya çok fazla klorlu havuza girilmesi,
  • Cinsel ilişki esnasında salgılanan, cinsel birlikteliğin daha kolay olmasını sağlayan sıvı
  • Adet döneminin 12-14. günleri arasında yumurtanın çatlaması
  • Bakteriel vaginosis adı verilen bakteriler
  • Candidial Vaginit adı verilen mantarlar
  • Cinsel ilişki ile bulaşan, Trichomonas Vaginalis adı verilen virüsler
  • Menopoz döneminde, Östrojen hormonu salgılanmasının azalması sonucu vajinada kuruluk olması

2- Adet düzensizliği

adet düzensizliği nedir

adet düzensizliği nedir

Adet kanamalarının ( Menstrüasyon ) düzensizliği, birçok kadının ortak problemidir. Ancak bu düzensizlik, çoğu zaman tehlikesizdir. Bir adet kanamasının başlangıcından, bir sonrakine kadar olması gereken süre 28 gündür. Bu ideal süredir. Ancak 21 ile 35 gün arası da normal kabul edilmektedir. Adet gören kadınların günde 1,2 veya 3 ped kullanması, menstrüel kanamanın pıhtısız olması ve 8 günü geçmemesi, ideal adet döngüsünü gösterir. Bu belirtilerden daha farklı bir adet döngüsü yaşanıyorsa, anormal kanamalar varsa, herhangi bir sağlık problemi ile karşı karşıya olunduğunu gösterebilir. Böyle durumlarda, bir kadın doğum doktoruna muayene olmakta fayda vardır.

Tıp dilinde, adet döngüsü ile ilgili bazı terimler kullanılmaktadır. Bunlar;

  • Polimenore: Adet görme süresinin 21 günden az olması.
  • Oligomenore: Adet görme süresinin 35 günden uzun olması
  • Hipomenore: Adet kanamasının miktarının ya da gününün azalması
  • Hipermenore: Adet kanamasının miktarının ya da gününün artması
  • Amenore: Hiç adet görmeme ( Gebelik dönemi, ergenlik öncesi ve menopoz dönemi dışında )

Fizyolojik, psikolojik ya da enfeksiyonlara bağlı olarak adet düzensizliği görülebilir. Özellikle ergenlik döneminde görülen ilk adetten başlayarak, bir adet takvimi tutulması çok önemlidir. Adet düzensizliği birkaç aydan uzun sürüyorsa, bir hekime görünmek gerekmektedir. Ayrıca adet kanaması başlangıcında, hafif bir ağrı görülmesi de normal bir durumdur.

3- Meme kanseri

kadınlarda meme kanseri

kadınlarda meme kanseri

Kadınlarda görülen kanser türlerinin başında, meme kanseri gelmektedir. Her yıl dünya üzerinde yaklaşık 2 milyon kadında görülen meme kanserinde, erken teşhis ve tedavi, oldukça önemlidir.

Meme kanserinin belirtileri

20 yaşından sonra her kadının, ayda bir kez kendi kendine meme muayenesi yapması, hastalığın erken teşhisi açısından oldukça etkilidir. İşte kendi kendinize kontrol edip fark edebileceğiniz, meme kanseri belirtileri;

Memede ya da koltuk altında kitle oluşması: Sağ elinizi başınızın altına koyduktan sonra, sol elinizin işaret ve orta parmaklarıyla memenize dokunun. Bu işlemin tam tersini de yapın. Koltukaltınıza da bu işlemi yapın. Eğer elinizle bir kitle hissederseniz, mutlaka doktorunuza muayene olun.

Memeden akıntı gelmesi: Bu akıntı her zaman meme kanseri habercisi olmaz. Ancak yine de kontrol edilmesinde fayda vardır.

Memedeki şekil bozuklukları: Aynanın karşısına geçin ve göğüslerinize dikkatlice bakın. Eğer meme uçlarınızda bir çökme ya da şekil bozukluğu fark ederseniz, mutlaka hekiminize görünün.

Meme ucunda döküntüler: Aynın karşısına geçip, göğüslerinize dikkatlice baktığınızda, meme ucunda soyulmalar, döküntüler ya da kabuklanmalar görüyorsanız, yine doktorunuza başvurun.

Memelerde büyüme: Aynanın karşısına geçip, ellerinizi belinize koyun. Göğüslerinizin eşit büyüklükte olup olmadığını kontrol edin. Eğer birinde büyüme varsa, mutlaka doktorunuza görünün.

Memedeki kızarıklık ya da yaralar: Göğüslerinize bir darbe almadan, memenizde kızarmalar ya da yaralar oluşuyorsa, gerekli kontrolleri yaptırmak için mutlaka bir hastaneye başvurun.

Eğer tüm bu belirtilerden birini görüyorsanız, bir hastaneye başvurmalısınız. Burada mamografik ve ultrasonografik tarama teknikleri ile meme kanseri olup olmadığınız tespit edilecek, eğer hastalığa yakalanmışsanız, tedavi sürecine geçilecektir.

Meme kanseri tedavisi

Meme kanserinin tedavisinde 4 yöntem bulunur. Bunlar; Cerrahi tedavi, Radyoterapi, Kemoterapi ve Hormon tedavisidir. Bu tedavi sürecinin sırası belirlenirken dikkate alınan bazı noktalar vardır.

  • Tümörün büyüklüğü ve ne kadar yayıldığı
  • Tümörün yapısı
  • Hastanın yaşı
  • Cerrahi sınırları
  • Yapılan biyopsinin sonucu
  • Hastanın tercihi

4- Kısırlık

kadınlarda kısırlık

kadınlarda kısırlık

Erkeklerde de sıklıkla görülen bir sorun olan kısırlık, kadınların da korkulu rüyasıdır. Tıp dilinde kısırlık; herhangi bir korunma olmaksızın, düzenli ilişkiye girilmesine rağmen bir yıl içerisinde bebek sahibi olunamaması demektir.

Kadınlarda kısırlık nedenleri

Evli çiftlerin bebek sahibi olamamasının nedenleri içinde kadının kısır olması, %50 oranındadır. Yani erkek ve kadının bu konudaki sorunları eşittir. Kadınlarda kısırlığın en belirgin nedenleri arasında;

  • Her ay üretilmesi gereken yumurtanın üretilememesidir.
  • Tüplerde oluşan hasardan dolayı, spermin yumurtaya ulaşamaması
  • Rahim ağzında oluşan sorunlar
  • Alerjik nedenler

Yukarıda sayılan 4 hastalık türü, kadınlarda en fazla görülen rahatsızlıklardır. Bunların yanında Alzheimer, göz hastalıkları, gebelikte düşük yapma, tiroid, iyi ya da kötü huylu tümörler, uterin kanamalar, karaciğer rahatsızlıkları gibi hastalıklar da, kadınlar arasında sıklıkla görülür.

Vücudunuzu sizden iyi tanıyan birinin olamayacağını ve vücudunuzda görülen farklılıkları takip edip, şikayetlerinizi doktorunuza anlatmanızın çok önemli olduğunu unutmayın.

Bir önceki yazımız olan Geç Evlilik Doğurganlığı Azaltıyor Mu ? başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Sevgi

25 yaşındayım. Evliyim ve güzeller güzeli bir kız çocuğu sahibi bir ev hanımıyım. Daha önceden çalışıyordum fakat geçmişte yaşadığım talihsiz bir olaydan dolayı şu an evimin hanımıyım :) Evde boş kaldığım zamanlarda internetten araştırdığım kendin yap projelerini, ev hobilerini, el işi, örgü, dekorasyon ile ilgili bilgileri kendi sitemde sizlerle paylaşmaya başladım. Benim hakkımda daha detaylı bilgi için Ben Kimim sayfama bir göz atabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir